İdil Çağatay İle Çerezzine Okurları İçin Özel Bir Röportaj…

  • Merhabalar; öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için Çerezzine ailesi olarak teşekkür ederiz. “Ateşler İçinde” albümü ve ateşler içinde yanan videosu hayırlı olsun. Albümün hazırlık ve hayata geçiş sürecinin nasıl geliştiğinden biraz bahseder misiniz?

          Merhaba, ben teşekkür ederim 🙂 Albümde yeni şarkılarımın yanında eskiden yazdığım şarkılar da var. Dolayısıyla sanki hep hayatımdaydı gibi hissediyorum. Aslında biraz da kendi kendini oluşturdu diyebilirim. İçlerinde albümün duygusunu oluşturan dominant diyebileceğim şarkılar var, diğerleri onların enerjisiyle birleşti ve şu anki konsept çıktı ortaya. Süreç ve hazırlık kısmı ise bende bir döngü gibi. Biri bitince diğeri başlıyor ya da bazen aynı anda birden fazla fikir üzerinde çalışıyorum. Mesela şu anda iki farklı proje üzerinde çalışıyorum…

  • Albümün ilk videosu “Ateşler İçinde” ye geldi. Parçanın ve videonun hikayesi nedir?

          Ateşler içinde adı gibi biraz tutkulu bir şarkı benim için. Parçanın hikayesine gelirsek bence herkes bu parçayı dinlerken kendi hikayesini yazabilir, o yüzden hikayeyi dinleyiciye bırakıyorum genelde. Video kısmı için şunları söyleyebilirim. Sevgili arkadaşım ve yönetmenim Özkan Aksular parçayı çok sevdi ve tam olarak ikimizin de duygularını ve tarzını yansıtabilecek bir video klip çekti. Üzerinde çok düşündük ve grup olarak enerjimizi patlatabileceğimiz bir performans videosunun en iyisi olacağına karar verdik. Sanırım yanılmadık 🙂

  • “Ateşler İçinde” için gelen yorumlar ve eleştiriler daha çok ne yönde geliyor?

         Genel olarak yorumlar çok güzel sadece benden daha kirli ve brutal vokal bekleyen dinleyiciye ilginç geldi ama yine de sevdiklerini beyan ettiler.

  • İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera bölümü mezunusunuz ve aynı zamanda Arp bölümünde de eğitim aldınız. Cemal Reşit Bey Operasında korist, oyuncu, reji asistanlığı, İstanbul Devlet ve Opera Balesinde ise teknik ekipte bulundunuz. Opera ve Arp’dan Heavy Metal’e geçiş nasıl oldu?

         Hiçbir zaman tek yönlü biri olmadım. Dolayısıyla klasik müzik okurken ve icra ederken de hep başka türlerle iç içeydim. Klasik müzik benim ilk göz ağrım ama kendimi ifade edebilmek için başka yollarda arıyordum her zaman. Heavy metal benim içimdeki enerjiyi en rahat dışa vurabildiğim türlerden diyebilirim. Yüksek enerjisi, yırtıcılığı, tepkiselliği tam da içimdeki çığlıkları dışarı çıkarmam için araç oluyor ama geçiş kısmı ile ilgili konuşursak pek bir yere geçmiş saymıyorum kendimi. Artık profesyonel olarak olmasa da hobi amaçlı ya da ruhumun diğer yönlerini beslemek amaçlı bir yanım hala orada. Mesela şu an yine operadan bir arkadaşımla bir barok proje üzerinde çalışıyoruz. Kim bilir belki bu sene konser bile yaparız 🙂

  • 2012 yılında Eurock Marathon’da Kırmızı ile ikinci oldunuz. Nasıl bir duyguydu?

        Tabii ki şahane bir duyguydu. İnsan mutluluk ve onur duyuyor böyle başarılar yaşayınca. Sonrası daha muhteşem benim için… Hayranlık duyduğum sanatçı Nina Hagen yarışmanın sonunda bizi özellikle tebrik edip başıma kendisinin olan bir taç taktı. Çalışma odamda hep gözümün önünde durur 😀

  • KA RA grubunun vokalinde sizi görecektik, grup ne durumda şu anda?

        Biz tam olarak üretim amacıyla bir araya gelmiş bir gruptuk. Albüm projemiz vardı. Beraber çalıştığımız süre boyunca hard’n heavy bir programdan oluşan repertuarımızla birkaç konser de yaptık. Birlikte çalmak muazzam keyifli, zaten hem insan hem de müzisyen olarak çok değerli ve çok sevdiğim arkadaşım hepsi. Çok eğlendik çalarken ama albüm kısmında çok toparlanamadık çünkü herkes birden fazla projede çalışıyor, albüm ise çok fazla konsantrasyon, emek ve mesai isteyen bir iş. Dolayısıyla koşullarımızı çok zorladık ama o zaman organize olmakta bayağı zorlandık. Dolayısıyla projeyi şimdilik durdurduk ama gün gelir kudurur tekrar hayata geçiririz bilinmez, onu zaman ve koşullar gösterecek…

  • Türkiye’de son dönemlerde Rock ve Heavy Metal’in farklı alanlarında kadın sesleri iyi bir çıkış yakaladı. Bu işi başlatan Selda Bağcan ve Seyyal Taner’in yeniden doğuşunu da sağladı bu çıkış. Bu konu hakkında bir kadın Rock sanatçısı olarak, ülkemizdeki kadın Rock sanatçıları hakkında neler düşünüyorsunuz?

         Kadınların sesinin daha da fazla yükselmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim türlerde bu anlamda bir eşitsizlik var. Genelde erkeklere ait olduğu düşünülen bir tür. Mesela pop müzikte kadın metalaştırıldığı için çok fazla kadın sesi duyabiliyoruz. Bizim soundların böyle bir kaygısı yok dolayısıyla sektör kadını meta olarak kullanamayacağı türleri desteklemiyor. Biraz daha cesaret ile potansiyelimizi ortaya çıkarabileceğimizi düşünüyorum. Rock müzikte üretim ve icra tarafında cinsiyet dengesi oturunca gerçekte söylenmesi gerekenler söylenmiş olacak…

  • Şarkı sözlerinizde çok etkili. Genel olarak şarkı sözü yazarken nelerden etkilenip, neleri konu ediyorsunuz?

          Şudur diyebileceğim spesifik bir şey yok. Mesela okuduğum bir kitap, yıllar önce yaşamış olduğum bir olay, yolda giderken küçük bir çocuğun bakışı, sokaktaki iki insan arasına geçen diyaloğun içinden kulağıma çalınmış bir cümle, televizyonda izlediğim bir haber, özetle her şey beni etkileyebiliyor. O anda kendi gündemimde olan ya da gündemde olan bir hikayenin bana yansıması dolayısıyla gündemime oturmuş her şey konu olabiliyor.

  • Türkiye’de yapılan festivalleri nasıl buluyorsunuz? Sizi de bu yıl festivallerde görebilecek miyiz?

         Biraz tekelci buluyorum açıkçası. Daha alternatif festivaller olmalı. Geçen senelerden beri izleyip gördüğüm şey bazı organizasyonların elinden çıkan festivaller daha çok bir grup sanatçının yaptığı turneye dönüşüyor. Daha samimi ve yeniliklere açık festivaller gerek artık. Metal festivalleri konsept açısından genelde daha iyi ve tutarlı ama rock adı altında yapılan festivalleri organize edenlerin biraz kafası karışık. Malum işin içine ticaret ve ilişkiler girince olayın rengi değişiyor. Bu yıl için henüz bir şey diyemiyorum. Planları henüz yeni yapmaya başladık. Zaman içinde haberdar edeceğim.

  • Bir eğitmen olarak sizce müziğin eğitimdeki yeri nedir?

         Müzik insanlık tarihi boyunca var olmuş önemli bir eğitim aracıdır. Beynimizi harekete geçirmekle kalmayıp ruhumuzu da eğitir. Özellikle çok küçük yaşta başlayan müzik eğitimi çocukların duygusal, zihinsel, sosyal gelişimi için çok önemlidir. Zaten genel olarak müzik de dahil olmak üzere sanatın gelişmediği toplumlar tam olarak özgürleşmiş sayılmaz. O yüzden genelde bilinçli aileler çocuklarına çok küçük yaşlarda müzik eğitimi aldırmaya çalışıyor. Bu konuda toplumun daha da bilinçlenmesi ve tabii ki müziğin bir lüks olduğu ön yargısını kırması gerekiyor. Burada da iş biraz bizlere düşüyor sanırım.

  • Hayvanlar dostlarımız için herhangi bir çalışma yapmak istiyor musunuz? Malumunuz hayvanlara yapılanlar maalesef ki ortada…

         Hayvanlar konusunda son derecede hassasım. Hali hazırda bir sürü sokakta yardıma muhtaç bir şekilde bulup sahiplendiğim ve sahiplendirdiğim hayvanlar var. Kesinlikle onlar için çalışmalar yapmak istiyorum. Şu anda birey olarak elimden geleni yapmaya çalışıyorum ama sanatçı kimliğimle neler yapabileceğim konusunda da kafa yoruyorum. İlerleyen zamanlarda bununla ilgili bir şeyler de göreceksiniz.

  • Skull, Whisky, Devil, Tünay Akdeniz, Mavi Sakal gibi efsane Heavy Metal, Rock grupları sahnelere geri dönüyor. Bu konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyoruz.

         Heyecan verici bence. Bu Heavy Metal ve Rock müzikte bir diriliş demek. Yeni grup ve sanatçılara da ilham ve cesaret kaynağı olacaktır.

  • Hayatınızın 5 albümünü bizimle paylaşır mısınız?

         Liste çok uzun. Albümden ziyade yıllardır bıkmadan sürekli dinlediğim şarklardan ilk aklıma gelen! 5 tanesini paylaşayım sizinle, daha sıcak temas olur bence 🙂

– Led Zeppelin – Baby, I’m Gonna Leave You

– Skunk Anansie – Charlie Big Potato

– Beatles – When My Guitar Gently Weeps

– Guano Apes – Open Your Eyes

– K’s Choice – Everything For Free

  • İdil Çağatay, Çerezzine olarak sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz. Son olarak sevenlerinize ve Çerezzine okurlarına neler söylemek istersiniz?

         Ben teşekkür ederim. Müzikle ve ateşler içinde kalın \m/

 


Bu yazıyı paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir