Pagan: “Black Metal bir evrimleşme sürecinde ve belirli bir süredir ana akım bir müzik türü haline geldi”

Merhaba, öncelikle LANETH BİR GECE 3 ile sorularıma başlamak istiyorum, açıkçası konseri izleyen herkes için unutulmaz bir performans sergilediniz, bizlere biraz o geceden ve sizin için nasıl geçtiğinden bahseder misiniz?

Arda: Bizim için muhteşem bir geceydi. Sadık fanlarımızla buluşup Pagan ateşini tekrar alevlendirebilmek bizim için müthiş bir onur oldu. Bizi davet eden ve her şekilde destekleyen Çağlan’a, kusursuz bir şekilde sahnemizi ayarlayan set ekibine buradan teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Bir iki ufak tefek aksilik de yaşadık tabi. Son şarkıdan önce telimi kopardığımda gitarını veren Razor’dan Başer’e de buradan teşekkürlerimi iletmek isterim. Genel olarak çok güzel bir dayanışma duygusu vardı, bize eski güzel günleri hatırlattı.

Konser öncesi aralarında benim de olduğum birçok fanınız zaten vardı ve benim konser sonrası gözlemlediğim kadarıyla sizi ilk kez orada izleyip, daha sonra hayranınız olan yeni nesillerin olduğu gerçeği var. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Arda: Umarım dediğin gibi olmuştur, kadim Pagan kültürünün ateşini yeni nesillere ulaştırabildiysek ne mutlu bizlere.

Pagan denince her fanınız gibi, beni sarsan ilk demonuz “Rehearsal Tape 96” ve kült statüsündeki çalışmanız “Heathen Upheaval” ilk olarak aklıma geliyor. Elbette son yayınladığınız Oz In Transcendence de birçok açıdan önemli bir albüm. Rehersal Tape’i net üzerinden yeniden paylaştınız ve çok iyi oldu. Peki bu çalışmaların yeniden yayınlanması söz konusu olacak mı? Çünkü hem yeni nesil hayranların, hem de arşivlerinde görmek isteyen fanların buna çok ihtiyaçlar var.

Arda: Konserden sonra konser için çaldığımız provaları içeren Rehearsal Tape 19’u yayınladık. Şu an bir plak şirketi ile iletişim halindeyiz, bu çalışma CD (ve belki Vinyl) olarak da yayınlanacak. Ondan sonra Heathen Upheaval’ın yeni masterlanmış halini yayınlamayı düşünüyoruz. Eski demoları aynı şekilde yayınlama planımız ise yok.

Laneth konseriniz hala dillerde ve açıkçası sizi yine izlemek istiyoruz. Peki PAGAN’ın gündeminde böyle bir düşünce var mı? Kısacası sizi yine izleme şansımız olacak mı?

Arda: Şu an için kesin bir plan yok, ama evet, ileride yeniden canlı çalmayı düşünüyoruz.

Pagan, ülkede Black Metal ateşini ilk yakan ve en etkili gruplardan. Peki dünyada bayağı ateşli tartışmaların hedefinde duran ve benim de hastası olduğum bu müzikle nasıl tanıştınız ve Pagan’ı kurmaya nasıl karar verdiniz?

Arda: Pagan’ı kurmamız, benim ve Emre’nin lisede tanışmamıza dayanır. O zamanlar ben çömez bir metalciydim. 64’ler adında bir bilgisayar dergisi vardı ve burada Murat Adanç’ın efsanevi bir köşesi vardı. Metallica, Megadeth, Iron Maiden gibi grupların şarkı sözlerini yayınlıyordu ve bunlar üzerine güzel incelemeler de oluyordu. 64’ler sayesinde Heavy Metal/Power Metal dinlemeye başladım diyebilirim, Iron Maiden, Manowar gibi gruplara hasta oluyordum. O zamanlar benim Sony marka bir çift kaset çalarım vardı. Overdub özelliği vardı, bu sayede son derece ilkel bir şekilde kanal kayıt müzik yapıp arkadaşlarıma dinletmeye başladım. 64’lerden sonra Laneth başladı ve ufuklarımızı genişletti. İlk yaptığım şeyler death metal tarzı idi, o zamanlar Gorefest, Deicide, Death gibi gruplara tapıyordum (Death’e hala taparım).  64’lerin bana kattığı bir diğer şey de, FRP/RPG oyunlarına olan tutkudur. FRP oyunları sayesinde İngilizce’mi geliştirmiş oldum ve İskandinavya’dan mektup arkadaşları edinmeye başladım (Bazıları ile hala iletişimim var). Underground yazışmalara da başladık ve kült olan bazı gruplar ile de iletişime geçme imkanımız oldu. O dönem Norveç Black Metal’inin en azılı dönemiydi. Slayer dergisinin bir sayısını edindim ve beni çok etkiledi. Gerek müzik gerekse görsel tarz olarak çok uç bir noktada idiler. Daha grup kurulmadan makyaj yapıp geceleri ormanlarda çekim yapmaya başladık. 🙂 Hatta bir keresinde polislerle başımız belaya girdi. Karakoldan ailelerimiz aldı, ucuz kurtardık diyebilirim. Çok çalkantılı günlerdi. O dönem Akmar Pasajında çekim kasetler satılıyordu ve oradan Emperor, Mayhem, Darkthrone gibi grupları keşfettik. Emre ile riflerimizi paylaşarak birkaç demo parça yaptık ve Reh 96 demomuzu çıkardık. Bundan sonrası zaten malum. Akmar Pasajından tanıştığımız Savaş’ı, Nekropsi’den tanıdığımız Cenk’i kadroya kattık. O aralar Emre ve ben okulu bıraktığımız için çok fazla vaktimiz oluyordu ve bunu grup çalışmalarına ayırıyorduk. Haftada beş gün 8-12 stüdyo kapattığımız oluyordu, tabi çıkışta da beraber takılıp içiyorduk. O sıralar çalıştığımız Kadıköy Stüdyo Ekol’e bir klavyeci aranıyor ilanı bırakmıştık. Oradan bizi bulan Tayfun’u da gruba katarak Heathen kadrosunu oluşturmuş olduk.

Black Metal günümüzde çok farklı evrilmeler yaşıyor. Bir tarafta Venom gibi türün yaratıcıları, diğer tarafta Mayhem, Darkthrone gibi tavizsiz gruplar, bir yanda daha melankolik ve leş bir sounda sahip Deathspell Omega ve elbette zehiri ilmek ilmek yayan Watain gibi gruplar. Günümüz dünyasında Black Metal’i nasıl değerlendiriyorsunuz?

Arda: Black Metal bir evrimleşme sürecinde ve belirli bir süredir ana akım bir müzik türü haline geldi. Birçok grup, kendi öykünmelerini de getirerek türü geliştirdi. Dolayısıyla ‘Black Metal’ dediğinizde artık aklınıza tek bir şey gelmiyor. Türün içinde çok fazla çeşitlilik var. Bahsettiğin tavizsiz gruplar dışında, bir nevi bir çatı haline dönüştü. Bu zenginlik benim çok hoşuma gidiyor ve şahsen hemen her türünü seviyorum. Aşırı melodik, lay lay lom olmadığı sürece (isim vermeyeceğim 🙂 ).

Heathen Upheaval elbette artık bir kült statüsünde, bu çalışmanın bu kadar sevilmesini ve diğer Pagan çalışmaları içinde fanlarınızda ayrı yerde durmasının ana sebebi sizce nedir ve bu albümün sizdeki yeri nedir?

Arda: Bütün çalışmalarımız bizim için özeldir. Heathen Upheaval’da, o dönem grup olarak çok iyi durumdaydık ve bu kayıt ve şarkı oluşumuna etki etti.

Pagan çok sevdiğimiz bir grup, örneğin ben yıllarca her dinlediğimde ilk dinleyişim gibi heyecanla dinliyorum çalışmalarınızı. Ve şunu da çok merak ediyorum, önümüzdeki günlerde yeni bir Pagan şarkısı ya da herhangi bir ep ya da albüm sürprizi var mı?

Arda: Evet, plak şirketi ile yaptığımız görüşme, yeni bir EP veya albüm kaydını da içeriyor. Şu an için kesin bir bilgi vermem mümkün değil ama yeni şarkı çalışmalarımız var.

Ülkemizde Black Metal ateşini yakan efsanelerden biri olarak, yarattığınız bu ateşin yayıldığı bir gerçek ve yanan ateşin yerli Black Metal gruplarını takip ediyor musunuz?

Arda: Evet, özellikle son dönemde Kadıköy piyasasını takip ediyoruz ve iletişim halinde olduğumuz gruplar var. 

Ülkemizde özellikle 80’li ve 90’lı yılların gruplarına özellikle yeniden büyük bir ilgi var. Sizce bunun nedeni ne olabilir ve siz neler düşünüyorsunuz?

Arda: Aslında sadece ülkemizde değil, bu ilgi her yerde var. 80’li-90’lı yıllarda müzik ve genel olarak pop kültürde çok özgün çalışmalar ortaya kondu. Bunu takip eden yıllarda bu özgünlük yakalanamadı ve piyasa kendini tekrarlamaya başladı. 80’li yılların müziğine olan ilginin bir sebebi bu bence. Bir diğer nedeni de insanların geçmişteki o sade yaşama duyduğu özlem. Günümüz hayatı çok karmaşıklaştı. İnsan nüfusu arttı ve doğal olarak insanlar arası sürtüşmeler de çoğaldı. Genel olarak insanların hayatın daha basit olduğu o yıllara bir özlem duyduğunu düşünüyorum. Müzik de bunun bir yansıması. Dikkat edersen 80’li yılları konu alan dizi, kitap gibi ürünlerde de bir ilgi patlaması yaşanıyor.

Çerezzine olarak sorularımızı yanıtladığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak Pagan fanlarına neler söylemek istersiniz? 

Arda: Sert ve özgür kalın!

Fotoğraflar: Barbaros Pakar  ve Cem Gaygusuz


Bu yazıyı paylaşın:

Jas lee Mor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir