Zülfü Livaneli

Uluslararası çapta bir müzik adamı, başarılı bir sinema yönetmeni, iyi bir yazar, gazeteci. Çok yönlü aydın. Uluslararası önemde olan nadir insanlarımızdan biri. İlginçtir ülkemizde sevmeyeni de çoktur. İçine kısmen dahil olduğumuz Ortadoğu kültüründeki kıskançlık dürtüsünün yüksek olması bunun sebeplerinden biri olabilir.

“Kamaşma”, “Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm” ve “Mutluluk” yazdığı kitaplarıdır. Dünyada dahi tanınmayı başarabilmiş bir müzisyendir. Tencho (techno değil) ödülünün sahibidir. “Sis”, “Yer Demir Gök Bakır”, “Şahmaran” adlı filmlerin yönetmenidir. Kırmızı pasaporta sahip bir diplomat, Unesco elçisidir. Bir dönem Sabah gazetesi yazarıdır. Türkiye’de 500 bin kişiyi konserine toplayabilmiş tek müzisyendir. (Ankara Hipodrom konseri). Devasa kolonların bangır bangır sesleri arasında ses teknisyenlerinin dahi bir sorun yok demesine rağmen hatayı sadece duyarak fark edebilmiş müzik kulağı aşmış olan müzisyendir.

“Hayata Dair” adlı albümünü dinledikçe ve bu albümle birlikte verdiği Vcd’yi izledikçe kendisine yıllardır olan hayranlığımın 2’ye, 3’e, 4’e katlandığı, güzel usta müzik adamı…

Bahsettiğim Vcd’de albümün hikayesi, stüdyo kayıtları aşamasındaki görüntüleri, Livaneli’nin albümle ilgili kendi yorumları, albümde emeği geçenlerin yorumları, dünya çapındaki sanatçıların, yapımcıların yorumları, dünyanın çeşitli senfoni orkestralarında Livaneli besteleri çalınırkenki muhteşem gurur verici görüntüleri yer alıyor.

Kendisi, dünya üzerine gelmiş sayılı bestecilerden biridir. Fakat ülkemizde değeri pek bilinmemektedir. Kendisine bir sürü haksız çamurlar atılmıştır zaman içinde. Ve hala sürmektedir aynı tavırlar… Ama hangi sanatçı, Türkiye’nin kendisine vermediği değer kadarını Türkiye’ye vermiş ve Türkiye’yi dünya çapında muhteşem besteleriyle temsil etmekle kalmamış, siyasi kulvarda da Türkiye adına, barış adına, dünya adına birçok girişimde bulunmuştur.


Bu yazıyı paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir